KARİKATÜRÜN DİLİ (13): KÖŞEDE BEKLEYEN TEHLİKE
İnsan doğadaki savaşı pusu kurarak kazandı dersek çok abartmış olmayız. Pusu avın vazgeçilmez bir taktiğiydi ve avı, kurbanın haberdar olmadığı ya da çaresiz kaldığı bir tuzağa çekebilmekti önemli olan. Bunu yapan başka canlılar da bulunmasına karşın insan pusu kurma merakını, beslenme güdüsü dışına da taşırarak rakibini kolay yoldan dize getirmenin bir aracı yaptı. Her ne kadar ahlaki sayılmasa da, pusu yaşamın içinde az ya da çok varlığını sürdürüyor. Hal böyle olunca karikatürist için pusunun ipliğini pazara çıkarmak boynunun borcu haline geliveriyor.
Pusuyu metaforlaştırırken çizerin en sık kullandığı mekân bina köşelerdir. Pusu kuran köşede bekler. Köşeden dönecek olanı, elinde havaya kalkmış hazırda bekleyen sopasıyla karşılamak üzeredir. Gelenin, az sonra başına geleceklerin farkında olmadığını düşünmektedir. Ancak karikatüristin amacı şaşırtmaktır ve bu beklenti umulmadık şekillerde sonlanır. Karikatürist genellikle pusu kuranı hedef alıp onu köşeye sıkıştırır. Ama oyundaki ikinci kahramana da çeşitli roller verir. Yaratıcılığın da katkısıyla ikili arasındaki ilişki ve çatışmalardan türlü türlü gülmeceler ortaya çıkar

Bakalım bu yazımızda hangi örnekler yer alıyor? İlk seçkimiz bir Turhan Selçuk klasiği. Karikatür her yönüyle yakaladığı karşıtlıklar üzerinden harika bir eleştiri yapıyor. Pusu kılık kıyafeti, yürüyüşü ve eli arkasına bağlı rahatlığı ile köşeye gelmekte olan bir varsıl tipe kurulmuş. Fötr şapkayı dikkate alırsak bu büyük olasılıkla bir politikacı olabilir. Yine kılık kıyafetinden sıradan biri olduğunu çıkarabileceğimiz kişinin pusu kurması başlı başına bir terslik. Ama asıl şaşırtmaca ikinci karede karşımıza çıkıyor. Kurban konumundaki kişi, köşeye yaklaşırken, ilk karede dikkate almadığımız ve mekânın doğal parçaları olarak gördüğümüz bir kapıdan girip, köşenin diğer tarafındaki kapıdan çıkıyor. Üstelik hiç istifini bozmadan. Pusu kuran elinde sopasıyla bakakalmış durumda. Şimdi düşünme sırası. Çizer politikacının bu kurnazca çözümü üzerinden bize hangi mesajları vermiş olabilir? Bir ceza vermek amacıyla köşede sopasıyla bekleyen vatandaş politikacının kurnazlıklarıyla baş edemez diyor olabilir mi? Kendisini bekleyen cezalandırmalar için politikacı hep bir kaçış planıyla mı hareket etmektedir? Sor sorabildiğin kadar.

Bulgar karikatürst Viacheslav Shilov’dan aldığım bu örnek de benzer bir durumu kullanmış. Pusudaki, bunu öngörenlerin köşeyi dönmek yerine güvenle geçiş sağlayan bir alt geçite inerek yollarını bulması nedeniyle o kadar çok beklemekte ki, sonunda bir iskelete dönmüş. Bu durumu güçlendirmek için çizer bir de sopasına örümcek ağı çizmiş. Pusu kuranı boşa düşüren iki karikatür.

Meksikalı çizer Jorge de Buen Unna’nın karikatürüyle devam edelim. Çizer köşede bekleyen tehlikeyi bir medya eleştirisi ile vermiş. Köşedeki adan bir canlı yayın kamerasına doğrulttuğu silahıyla, köşeye yaklaşmakta olanın önüne çıkan televizyondaki görüntüsüyle onu korkutup eller yukarı yaptırmayı başarıyor. Adam henüz görmediği halde medyanın inandırıcılığına kapılıp bu tehditi gerçekmişçesine karşılıyor. Gerçeğin yoğun olarak tartışıldığı bir dönemdeyiz. Gerçek kendi çıplaklığı yerine çok başka biçimlerde çıkabiliyor karşımıza. Medya gerçek yanılsamasının en çok yaşandığı ortamlardan. Medya aracılığı ile gerçek olmayana ikna edilebiliyor, asılsız söylemlere kandırılabiliyor, sunulan her şeyi sorgulamadan kabullenebiliyoruz. Bu çelişkilerin anlatımında köşede bekleyen tehlike metaforunun kullanılması doğrusu oldukça yaratıcı bir örnek.

Pusu kuranla alayın güzel bir örneği çizer Feliks Kuriç’ten. Köşedeki, nasıl olsa eli sopalı bir pusucu bekliyordur düşüncesiyle kahvaltı masasını kurmuş ve elindeki yumurtayı kırılması için köşeye doğru uzatmış. Yaptığı işten oldukça emin görünüyor. İşte karikatürün sihirli gücünün aniden ortaya çıkıverdiği an. Zeka dolu bir fikrin, bir yandan gülümsetirken, diğer yandan zorbayı komik duruma düşürüşü.

Pusu her zaman fiziksel şiddet gerektirmez. Gerçek yaşamda pusu en çok sözle, dille kurulur. Tatlı sözler, vaatler ve söylemlerle kurban inandırılır ve amaçlanan tuzağa çekilir. Zamansız ve mekânsız karikatür örneklerinden birinde çizer köşede bekleyen adamı elinde bir sopa yerine bir mikrofonla çizmiş. O bir politikacı. Dahası yüzündeki maske ile kendini gizleme niyetinde. Köşeye yaklaşmakta olan adam yürürken boş durmuyor. Meraklı bir gazeteden günün haberlerini okumakta. Belli ki gerçekleri yazan bir gazete elindeki. Köşede bekleyen politikacı ise az sonra adamın kafasına indireceği mikrofonla bu gerçekleri öğrenmesini engelleme niyetinde. Onu gerçeklerden diliyle koparmayı bekliyor. Ne kadar tanıdık bir durum değil mi?
Pusu ile ilgili çizimlerde kullanılan bir önemli metafor da Truva Atı. Batının bir pusuya ahlaki meşrutiyet kazandırdığı açıklı bir öykü. Onunla ilgili de bir başka yazı hazırlığım var. Yeniden buluşmak üzere hoşça kalın, gülümsemeyi unutmayın..