ALFRED HITCHCOCK – 70’Lİ YILLAR
FRENZY, 1972
En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi müzik, en iyi senaryo dallarında 1973 Altın Küre ödüllerine aday gösterilse de umduğunu bulamayan ama İspanya sinema yazarlarının ve ABD Sinema Severler Cemiyeti’nin verdiği ödüllerle yüzünde güller açan Alf ustadan çok başarılı bir çalışma bu bizdeki adıyla Cinnet.

Frenzy kuşkusuz Alf’in en iyi filmlerinden biri. Belki kuğunun son şarkısı değil ama sondan bir önceki serenadı. Alf usta filmi Arthur La Bern‘in aynı başlıklı romanından uyarlamış. Senaryo Anthony Shaffer‘in kaleminden çıkma. Hikaye Londra’da kıravatını kadınların boynuna bilezik gibi geçirip cinayetler işlemeyi alışkanlık haline getirmiş namussuz bir seri katilin yaptıkları üstüne kurulu.
Ustanın sıkça işlediği izlek (suçsuz bir zavallının bu seri cinayetlerin faili olarak mimlenmesi) ve olayları aydınlatmak üzere harekete geçen şapşal komiser, onun feci yemekler yaparak midemizi kaldırsa da süper akıllı ve olayları çözmekte, kocasını aydınlatmakta mahir karısı ve öteki unsurlar çok iyi.
Ayrıca yetmişinden sonra ana yurdunun kara mizah geleneklerinden nasibini artık almış gözüken Alf’ın filme kattığı bu kılçıklı gülmece tadı bayağı lezzetli.
Helal usta!
FAMILY PLOT, 1976
İşte tarihi bir an: Alf usta şalteri indiriyor ve Harç bitti, yapı paydos, diyor. Family Plot Alf’in son uzun metrajı ama ne yazık ki başarısız ve sevimsiz bir çalışma.

Hitchcock filmi Victor Canning‘in bir romanından uyarlamış; senaryoyu Ernest Lehman yazmış. Hikayenin baş kişisi Blanche kendini medyum diye yutturmuş sahtekar bir kadın. Blanche’ın yakın ilişkiler içinde olduğu Julia ise yaşamının sonlarında çok varlıklı bir ihtiyar. Blanche bir gün yaşlı kadının geçmişiyle ilgili bir meselesi olduğunu fark ediyor; bir üzüntü, bir pişmanlık. Mesele şu: Julia’nın kızkardeşi Harriet zamanında gayrımeşru bir çocuk doğurmuş! Ama soylu aile bir skandalla lekelenmesin diye bebek bir aileye verilmiş. Yaşlı kadının niyeti aradan 40 yıl geçtikten sonra oğlanı bulup vicdanını rahatlatmak!
Blanche ile Julia böylece bir anlaşma yapıyor: çakma medyum oğlanı bulacak; Julia da 10 bin dolarlık bir çek takdim edecek! Böylece Blanche yanına avare, işsiz aktör sevgilini alıp araştırmaya koyuluyor. Tabii bir de zengin koleksiyoncu Adamson var; bu adam zengin çocukları kaçırarak fidye almasıyla servetine servet katmış bir pislik!
Family Plot ustanın sönük yapıtlarından biri: Barbara Harris 1977 Altın Küre‘de en iyi aktris ödülüne aday olsa da sonuca ulaşamamış. Alf usta da Edgar Allan Poe ve ABD Sinema Sevenler Cemiyeti ödülleriyle yetinmek zorunda kalmış. Family Plot’un IMDB notu ise sadece 6.8.